Anasayfa > BİZDEN HABERLER > Olivkoy Zeytinyağı

Olivkoy Zeytinyağı

Olivkoy Zeytinyağı

Hep bir soru işareti olmuştur; Olivkoy mu yoksa Olivköy mü ? :)

Aslına bakarsanız ikisi de kabul. Markalaşma döneminde zeytin ağacından çok bulunduğumuz bölgeyi esas alarak bir isim bulma telaşında olduk. Oliv kökü uluslararası bir bilinirliğe sahip bir kök olduğundan, zeytini temsil ettiğinden markamızda bu kökün olmasını özellikle istedik. Çünkü zeytin ağacı bir alana bir bölgeye sıkıştırılamayacak kadar geniş ve milyarlarca insana hitap eden bir ağaç. Bu sebepten isimlendirmede bu ayrıntıyı göz önünde bulundurmak istedik. 

Beraberinde, bulunduğumuz Küçükkuyu beldesi konumu itibari ile bir koydur. Etrafı zeytin ağaçları ile çevrili bir koydur. Bunu da göz önünde bulundurarak hem marka isimlendirmemizi  Olivkoy olarak belirledik. Anlamı : Zeytin dolu bir koydur. Bununla beraber köy isminin geçmesi de bizim için anlamlıdır. Çünkü bu markanın doğduğu yer Küçükkuyu'nun hemen üstünde yer alan çetmibaşı köyünden çıkmıştır. Köy ifadesi bu bağlamda yine uyumludur.

Olivkoy isminin telafuzu başlarda karıştırılmaya müsait olsa da senelerdir, yüzlerce sofrada yer almamızla müşterilerimizin gönüllerinde taht kurduk. Marka ismi kadar o markanın temsil ettiği ürün de önemli. Çünkü burada esas alınması gereken ne marka adı ne de şişenin kıvrımlarıdır. Burada esas olarak istenen şey o markanın içindeki ürünün faydalarıdır. Bunun bilincinde olarak üretim süreçlerimizi daha da iyi hale getirdik ve butik üretim zeytinyağının farkını Olivkoy markamızla insanlara ulaştırdık. Onlarca güzel yorum ve dönüşler aldık. Ve bu dönüşler sonunda iyi ki bu yola çıkmışız dedik.

Sadece zeytin ve zeytinyağı satışı olmadı. Birbirinden güzel dostluklar kurduk bazı müşterilerimizle, hepsi Olivkoy çatısı altında oldu. Doğanın,doğalın ve bilge ağaç zeytinin gölgesi omuz verdi bu dostluğa.

Olivkoy ismiyle yola revan olmadan önce ürettiğimiz zeytinyağını tanıdık iyice. Yıllardır yapılan işin kıymetini,zeytinyağını yakından tanıyınca daha bi iyi anladık. Aslında küçük bir eczane ayarında olan bu altın sıvının, düşündüğümüzden çok daha faydalı olduğunu öğrendik. Kanserden, alzheimere kadar birçok hastalıkla mücadele eden minör bileşenler içerdiğini öğrendik üniversite düzenlenen eğitimlerde. O zamandan sonra daha bir iştiyak ve şevkle sarıldık. İşlenmiş gıdaların çepeçevre sardığı bir dönemde böylesi bir iş yapmamız insanlığa fayda sağlamaktaydı.

Balık suyun içindeyken suyun kıymetinin çok farkında olmaz misali, dünyanın en güzel coğrafyasında yaşadığımızı ve ürettiğimizi sonra sonra daha bir farkına vardık. Oksijen yoğunluğunun en fazla olduğu yerlerden bir yerde olmak, yüzlerce endemik bitkiye sahip bir bitki örtüsüne sahiplik yapmak, çok çok şükredilesi bir durum. Böylesi bir coğrafyada var olduğumuz ve ürettiğimiz için çok şükür.

Şükür ve alınterinin birleştiği yerde başarı kaçınılmazdır. Olivkoy markamız önce alınteri sonra da şükür ile yoğruldu. Onlarca insanın emeğinin ete kemiğe bürünmesi oldu adeta.

İster Olivkoy deyin isterseniz de Olivköy :) hangisini söylemek sizin için rahatsa o olsun. O ismin arkasında değişmeyen bir iksir hep olacak, bedene şifa, ruha ferahlık verecek doğanın izi. Bilge ağacın sırrını taşıyacak hep.

Yolunuz Küçükkuyu'ya düşerse uğrayın, zeytin ağacının gölgesinde soluklanalım. Yavaşlayıp dinginleşelim bilge ağacın çatısı altında. Ve bir kere daha konuşalım Olivkoy Zeytinyağının doğuş hikayesini, bu toprakları daha yakından tanıyalım, şifanın doğuşuna beraber tanıklık edelim.


YORUMLAR

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir